Rize Yemekleri
1. Karadeniz’in Altını: Muhlama (Mıhlama / Kuymak)
Rize’ye gelip de güne bir muhlama uzatmasıyla başlamamak bu şehre haksızlık olur. Rize tereyağı, özel mısır unu ve uzayıp giden kolot peynirinin bakır tavada dansı… Ekmeğinizi o fokurdayan sarı göle bandığınız an, Rize seyahatinizin resmi olarak başladığını anlayacaksınız.
Küçük bir ipucu: Muhlamanın dibinde kalan o hafif yanık, çıtır kısım (yani “kazıntı”) işin en lezzetli sırrıdır. Kimseye kaptırmayın!
2. Pidenin Zirvesi: Rize Kavurmalı Pidesi
“Pide her yerde yenir” demeyin, Rize pidesini tatmadan karar vermeyin. İncecik, çıtır çıtır açılmış hamurun üzerine serilen yerli dana kavurması ve fırından çıkmadan hemen önce üzerine kondurulan bir parça Rize tereyağı… Yanına da buz gibi bir ayran açtınız mı, değmeyin keyfinize.
3. Denizden Gelen Mutluluk: Hamsili Pilav
Karadenizlinin hamsiyle yapamayacağı hiçbir şey yoktur; tatlısını bile denerler! Ama hamsinin en asil hali şüphesiz hamsili pilavdır. İç harcı bol yeşillik, soğan ve baharatlarla hazırlanan pirinç pilavının, kılçıkları temizlenmiş hamsilerle bir zırh gibi kaplanıp fırınlanmasıyla yapılır. Hem göze hem damağa hitap eden tam bir sanat eseri.
4. Ezber Bozan Bir Tatlı: Laz Böreği
İsminde “börek” geçtiğine bakmayın, kendisi Karadeniz’in en meşhur şerbetli tatlısıdır. İncecik baklava yufkalarının arasına bolca karabiberli (evet, yanlış duymadınız, hafif bir karabiber dokunuşu olur!) özel bir muhallebi konur. Fırından çıktıktan sonra şerbetlenir. Çıtır yufka ve akışkan kremanın bu kontrastı, Rize’de yenebilecek en güzel kapanıştır. Tabii ki yanında tavşan kanı bir Rize çayı ile!
5. Doğanın Şifası: Karalahana Çorbası (Pancar Çorbası)
Rize sofralarının demirbaşı, kış aylarının şifa kaynağıdır. Karalahana, mısır, kuru fasulye ve iç yağı (veya kemik suyu) ile ağır ağır pişirilir. Yanında dumanı tüten bir mısır ekmeğiyle servis edilen bu çorba, size Rize dağlarının o samimi ve sıcak ruhunu hissettirecek.





